7 Aralık 2021

KKTC’nin adaleti ‘garibana hesap sormaya’ mı yetiyor?

Gazetelerde her gün bir gram uyuşturucu ile yakalandı, izinsiz çalıştığı tespit edildi, kasadan 50 TL, 100 TL çaldı gibi haberlerle dolu!

Mesela ‘izinsiz çalıştığı tespit edileni’ izinsiz çalıştıran sermaye sahibi neden kelepçe ile mahkemeye çıkarılmıyor?

Mesela ülkeye uyuşturucu getirirken yakalanan Barbaros Şansal’a vermedikleri destek kalmayanlar, bir genç ve ya öğrenci uyuşturucu ile yakalanınca ortalığı toz duman ediyorlar?

Mesela Sayıştay raporlarına dahi yansıyan KIB-TEK’teki milyarlarca TL’lik soyguna kılını kıpırdatmayanlar 50-100 TL’lik soygunlarla mı ‘adaleti’ sağlayacak?

Suç işleyenler cezasını çeksin, burada sıkıntı yok. 

Daha önce de yazdım ‘garibana balyoz gibi işleyen adalet’ neden‘güçlüler için aynı’reaksiyonu göstermiyor?

Eğer bu görüntü değiştirilmez ise toplumdaki ‘adalet güçlünün yanında’ algısı ortadan kalkmayacak. 

Yargı ve para açıklaması!

Pazartesi günkü, ‘Yargıda rahatsızlık var’ başlıklı yazımda, bir yargı mensubunun, ‘Çok yüksek oranda paralar ortalıkta dolaşıyor’ sözüne bir açıklama geldi. 

Üst düzey bir yargıç, ‘’Bu cümleniz rüşvet çağrışımı yapar.Söylenen herhalde belirli davalarda avukatların aldıkları ücretlerdir. Yargının  böyle bir töhmet altına konması çok ağır oldu…’’

Bu cümle bana ait değil, bir yargı mensubuna aitti. Ki yazıda ‘avukatları’ işaret etmişti. Sanırım bir anlam karmaşası olmuş. Düzeltmiş olalım.

Bürokratların ‘bir iş nasıl olmaz’ görüşü

KKTC’de Başbakan ve Bakanların bürokratları bir işin nasıl çözülebileceği değil, nasıl olmaması gerektiği üzerinde görüş verirler. 

Bürokraside çok az sayıda istisna isim vardır, çözüm üreten!Bu görüntü mutlaka değişmelidir. 

Başbakan ve ya Bakanlar, yetkisiz olacaksa, o görevlerde durmamalıdır. 

Bu düzensiz yapı sonucunda bedeli ise siyasi öder, bürokrat değil!

Tetikçi gazetecilik türedi!

KKTC’de son dönemde önüne gelen gazeteci oldu. Tetikçilik havada uçuşuyor.Reklam vermeyen iş insanını, çıkar sağlamayan siyasetçi linç ediliyor. 

Organize bir pislik çetesi olduğu yönünde ciddi söylemler var.

Basın örgütleri ‘siyasi açıklamalar’ yapma yerine kamuoyunda bazı gazetecilerle ilgili ayyuka çıkan iddiaları araştırmalı.

Temiz toplum ve siyaset için temiz bir medya da şart!

Yoksa, ‘yok farkınız hiç birinden’ eleştirileri haklılık kazanır.

Milliyet, Kıbrıs’ta neden yayınlanıyor?

Eski bir Milliyet çalışanı olarak üzülüyorum.

Çünkü Milliyet’in Kıbrıs baskısı içler acısı durumda. 

Birinci sayfadan anons haber var, içerde yok. Manşet var, manşetin devamı yok. Yazar anonsu var, yazar yok. 6 gazete sürmanşeti var, 5 gazete yok. Ek anonsu var, ek yok.

Tirajı neredeyse 50 adet gibi bir rakama düşen Milliyet’in, özensiz, habersiz bir içerikle Kıbrıs’ta dağıtılması hem itibar kaybı hem de para kaybı.

Bir zamanlar Milliyet’in Kıbrıs’ta basılmasını sağlayan Temsilci olmanın gururunu yaşamıştım.

Milliyet’in yerini bir gün sonra ülkeye gelen Posta’nın alması daha doğru olur. Hem daha fazla okunuyor hem de zarar etmez. 

Hem Hürriyet varken, Milliyet’in okunmasını beklemek zaten büyük bir iyimserliktir. 

Son dönemde grubun gelişmesi yönünde ciddi bir efor sarf ettiğini yakından gözlemlediğim Meltem Demirören’in bu duruma el atacağına inanıyorum.

Ercan’daki ‘sıkışık’ durum

Bir süre Ankara’daydım. 

Dönüşte Ercan’daki durumu izledim. 

Dar bir alana sıkıştırılmış şekilde kısıtlı sayıda çalışan ile gelen yolcular kontrol ediliyor. 

Yabancı dil sorunu yaşayan çalışanlar.

Yabancı yolcuya ‘yabancı bakan’ anlayış.

Ve burası turizm ve eğitim ülkesi! 

Başka yorumum yok!

Kadını sadece güzelliği için sevmek, heykeli sevmeye benzer.Tolstoy

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir