18 Ekim 2021

Cratos Otel, Maraş mı yapılmak isteniyor?

SEFA KARAHASAN

Cratos Otel, ülkenin en popüler otellerinden biriydi. 

Aile arasında yaşanan ‘anlaşmazlık’ üzerine aylardır kapalı durumda. Çürümeye terk edildi.

Aile anlaşmazlığını ‘fırsata’ çevirme oyunlarıyla sorunlar çözülemedi.

Mahkeme geçen haftalarda bir karar verdi.

Ama otel hala kapalı.

Otelin bir an önce ‘işletmeye açılması’ gerekiyor.

Maliye, Turizm ve Çalışma Bakanlıklarında onay bekleyen izinler var.

Bu izinlerin verilmemesi durumunda, otelin 10 yıla yakın kapalı kalması riski bulunuyor.

Maliye’nin 1 milyar TL’lik vergiden mahrum kalması demek.

Cratos konusunda artık bir adım atılmak zorunda.

Girne’nin göbeğinde yeni bir Kapalı Maraş oteli yaratılmamalı.

Otelin kapalı kalmaması için ne gerekiyorsa, yapılmalıdır.

Hukuk adı altında, çıkar sağlama çabası içerisinde olanların olduğu söyleniyor.

Buna ‘engel olunmalıdır.’

Otel kim tarafından işletilecekse işletilsin, ama mutlaka açılsın.

Derdim, perişan duruma düşürülen ve görmezden gelinen yüzlerce çalışan ve milli servet.

Son olarak Bozoğlu ailene bir çağrım var.

Trabzon’da görev yaptığım dönemden de yakından bildiğim Bozoğlu ailesi, etrafta sadece ‘çıkar’ için ellerini ovuşturanlara fırsat vermeyin. 

Burası kuzey Kıbrıs! 

Bu gidişe bir son verilmezse, kaybeden tüm aile olacak ‘fırsatçılar’ milyonlar kazanacak.

Bizden söylemesi.

Turizm Bakanlığı gazetecileri ‘fonlama’ bakanlığı mı oldu?

Maliye Bakanı’na ‘gazetecilere ödenen paraları açıklayın’ çağrısı üzerine üst düzey bir yetkili ile konuştum:

‘’Sefa’cım, Maliye Bakanlığı’na çağrı yapıyorsun ama Maliye gazetecilere ödenen paraların listesini tutmaz. Ödemeleri çıkaran Bakanlıklara ve ya kurumlara sorularını yöneltmen gerekir…’’

Bazı gazetecilere ve internet sitelerine ödemelerin en çok yapıldığı Bakanlık Turizm Bakanlığı. Turizm Bakanlığı tanıtma bütçesinin çok büyük bir bölümü bu yönde harcanıyor.

KKTC’de, KKTC’yi tanıtan reklamlar görüyoruz. 

Mesela KKTC’de ‘visitnorthcyprus’ ilanını görüyoruz. 

Bizden bize reklam. 

Turizm Bakanlığı, ‘bilinen listeyi’ resmi olarak kamuoyuna açıklamak zorunda.

Bakan Fikri Bey, topluma hesap verilebilirlik açısından konuya hassasiyetle yaklaşmalıdır.

Bir de ‘Temiz toplum’ mücadelesiyle tanıdığımız Turizm Bakanlığı Müsteşarı Serhan Aktunç’un da bu çarpık duruma sessiz kalmayacağını düşünüyorum.

Toplumun ekonomik sıkıntı yaşadığı bir dönemde yapılan savurganlığa ortak olunmamalı.

Turizm Bakanlığı, ‘yandaş’ gazetecileri ‘fonlama’ Bakanlığı olmamalı.

‘Partiye yardım’ 

Kalkınma Bankası’ndaki kredi verme kriterleri arasında ‘partiye yardım’şartı da var mıdır veya bu yönde toplantılar yapılmışmıdır?

PCR mı antijen mi?

Bir iş veren okuyucumuz aynen şunları söyledi: ‘’PCR test yerine gidiyoruz, kit yok. Aşılı personel gidiyor ücret istiyorlar. ‘Hükümet para alınmayacak’ dendiği zaman, ‘onu oy verirken düşünecektiniz’ diye şaşırtıcı bir tepki alıyoruz. Bu soruna bir an önce son verilmelidir…’’

Niyazi Kızılyürek üzerine

PCR kiti sorunu! 

Ülkenin tek sorunu bu. 

Bir türlü bu sorunu çözemedik.

Ki Kıbrıs sorununu çözmeye yelteniyoruz!

Ne uluslararası ne de ekonomik olarak bir sorunumuz yok.

Güney’de Larnaka havaalanında Türklerin uçuşu ‘keyfi’ olarak engelleniyor, kimsenin haberi yok.

Eğer  AP Milletvekili Niyazi Kızılyürek, bir Rum’un Türklerin uçmalarını engellemesi ile ilgili attığı tweet olmasa, bu sorunu bilmeyecektik.

Niyazi Kızılyürek

Kızılyürek’in tweetinden sonra kuzeyi izledim.

Sessizlik hakimdi, hem de çok derinden.

Niyazi Bey’i, ‘Rumcu’ ilan edenler dahi sesini çıkarmadı, Türklere yönelik ‘ırkçı’ yaklaşıma.

Kızılyürek ise bu olayı bir ‘rezalet olarak’ gördü.

Kıbrıs Türklerinin yaşadığı haksızlığa sessiz kalmadı. 

Yorumu siz yapın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir