17 Nisan 2021

Bakan Akar’dan S-400 açıklaması

Milli Savunma bakanı Hulusi Akar, ABD ile S-400 gerilimine ilişkin açıklama yaptı. Teknik çözümlerin mümkün olduğunu söyleyen Akar, bunun için ABD’ye yazılan mektuba yanıt verilmesi gerektiğini ifade etti.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler kuvvet komutanlarıyla birlikte Kayseri’ye gitti.

Kayseri Orduevi’nde Milli Eğitim Bakanlığının kampanyası kapsamında Milli Savunma Bakanlığınca temin edilen tabletlerin şehit ve gazi ailelerinin çocuklarına dağıtımı dolayısıyla düzenlenen törende konuşan Akar, Türkiye’nin bölgesindeki ve dünyadaki tüm sorunların barışçıl yöntemlerle çözümünden yana olduğunu belirtti.

Ege, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’taki sorunların da diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğine yönelik inancını dile getiren Akar, “Bunun için çabalıyoruz. Bu çerçevede komşumuz Yunanistan’la olan görüşmelerimiz devam ediyor. Tüm yapıcı yaklaşımlarımıza rağmen maalesef birtakım olumsuz açıklama, eylem ve tacizlerle de karşılaşıyoruz. Bu tehdit dili ve tacizler kabul edilemez ve hiçbir yere götürmez. Tehdit dili, provokasyon ve gerilimi artırıcı girişimlerin yanı sıra silahlanma gayretlerinin en büyük zararının da Yunan halkına olacağı görülmelidir” ifadelerini kullandı.

EGE’DE YUNANİSTAN TACİZİ

Ege’de bilimsel araştırma yapan TCG Çeşme gemisine Yunan F-16’ları tarafından yapılan tacizi hatırlatan Akar, şunları söyledi:



“Buna ilişkin gerekli cevaplar verildi. Bu tutumun iyi komşuluk ilişkilerine uygun olmadığını bir kere daha ifade ediyoruz. Ayrıca Yunanistan, Türkiye ile problemlerini Türkiye-AB veya Türkiye-ABD problemi haline getirmeye çabalıyor. Bu durum ne hukuki ne de ahlaki. Israrla ifade ediyoruz ki bizim kimsenin hakkında, hukukunda, toprağında, suyunda gözümüz yok ancak kendi haklarımızdan da asla vazgeçmeyiz. Kıbrıs dahil mavi vatanımızdaki hak, alaka ve menfaatlerimizi korumakta azimliyiz, kararlıyız ve buna muktediriz. Bu çerçevede tamamen eğitim amaçlı, planlı Mavi Vatan Tatbikatı’nın icrası da başarıyla devam etmektedir.”

“MEKTUBUMUZA HENÜZ YANIT VERİLMEDİ”

Akar, son dönemde yaşanan gelişmeler dikkate alındığında Türkiye’nin savunma sanayisine tüm ülkelerden daha çok önem vermesi ve bu alanda güçlü olması gerektiğinin açıkça görüldüğünü belirterek, “Dışardan satın aldıklarımız dahil yerli ve milli silah sistemlerimizle ordumuzun imkan ve kabiliyetlerini her geçen gün artırmaya çalışıyoruz.” dedi.

Türkiye’ye yönelik artan risk ve tehditler karşısında hava savunma sistemleri temininin zorunluluk haline geldiğini vurgulayan Akar, şöyle konuştu:

“Bu kapsamda ABD’den Patriot, Fransa-İtalya’dan SAMP-T almak istedik ancak bu, çeşitli nedenlerle mümkün olmadı. Bunun üzerine istediğimiz şartları sağlayan Rusya’dan S-400 hava savunma sistemlerini satın aldık. S-400 milli bir meseledir. Türkiye, bu tercihi ile egemenlik hakkını kullanmıştır. ‘Türkiye’nin son 10 yılda Patriot alımı konusunda fırsatı olmasına rağmen S-400 almayı seçtiği’ yönündeki ifadeler, gerçeği yansıtmamaktadır. 10 yıl boyunca ABD tarafına sunulan tekliflerimizde vurguladığımız, teknolojik iş birliği, erken teslimat ve uygun fiyat beklentilerimize yeterli ve uygun cevaplar alınamamıştır. Problemlerin çözümü için muhataplarımıza yazdığımız mektuba da henüz yanıt verilmemiştir.”

“GÖRÜŞMEYE HAZIRIZ”

ABD’nin teknik anlamdaki kaygısını ele almaya hazır olunduğunu defalarca belirttiklerini anımsatan Akar, şunları kaydetti:

“Israrla şunları söyledik: S-400 savunma sistemi, tehdit ve tehlikeye karşı ihtiyaç duyulduğunda kullanılır. Türkiye’ye karşı bir taarruz niyeti yoksa kimseye zararı yok. NATO üyesi bazı ülkelerde Rus menşeili sistemler, S-300 nasıl kullanılıyorsa biz de S-400’ü aynı şekilde kullanabiliriz. Amacımız, ülkemizin ve 84 milyon vatandaşımızın füze ve hava savunmasıdır. S-400’ü NATO sisteminden bağımsız, müstakil olarak kullanacağız. Teknik çözümler mümkün, NATO’nun da dahil olabileceği ortak çalışma grubu teklifimiz masada, biz görüşmeye hazırız. S-400 meselesi üzerinden ülkemize F-35 başta olmak üzere birtakım kısıtlamalar uygulanması, müttefiklik ruhuna uygun değil. Türkiye, NATO’nun ve ABD’nin güçlü ve stratejik bir müttefikidir. ABD ile hem iki ülkenin hem NATO’nun hem bölgenin ve dünyanın yararına ortak yapabileceğimiz işler olduğuna inanıyoruz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir